Aç ölmez, benzi sararır
[A] Yoksulluk insanları öldürmez, zor durumlarda bırakır. Yoksulluk nedeni ile pek çok sıkıntı ile karşılaşan insanın hayatı bütünüyle zehir olur, yaşanmaz hâle gelir.
Açık kapıyı Allah kapamasın
[A] Tanrı cömert kişilerin imkânlarını devamlı kılarsa onlardan istifade eden fakir kişiler de böylece yaşamlarını sürdürebilirler. Toplumda yararlı her şeyin devamını sağlamak görevimiz olmalıdır.
Ana baba günü
[D] Kişilerin birbirlerini tanımayacakları kadar kalabalık ve telâşlı hâl, durum.
Çaptan düşmek
[D] Önceleri çok iyi olan maddî ve manevî durumu bozulmak. İşe yaramaz hâle düşmek.
Eski dost düşman olmaz
[A] Dostluklar zor oluşurlar. Eski dost demek ise birçok konuda acı tatlı beraberlikleri olan kimseler demektir. Bu beraberlikler insanların arasında köklü bağların oluşmasına neden olmuştur. Bu kimselerin arasında sonradan kırgınlıklar meydana gelse de hiçbir zaman birbirlerine düşman gözü ile bakmazlar. Eski dostlukları buna engeldir.
İki gözü iki çeşme
[D] Çok ağlamak, durmadan gözyaşı dökmek.
Kalıbını basmak
[D] Bir konuda tam bilgisi olduğuna güvenip konunun olumlu veya olumsuz olduğunu kesin bir dille anlatmak. Desteklemek.
Para ile imanın kimde olduğu bilinmez
[A] Para bütün toplumlarda dikkatleri çeken bir araçtır. Paranın belli olması sahibine külfetler getirir. Onun için parası olan açıklamaktan kaçınır. İman ise kul ile Tanrı arasında olduğu için başkalarının bilmesine gerek yoktur. Söylenilmesi de acayiplik yaratır. Bu sebeple iman da söylenmez. Para ile iman her zaman gizli kalır.
Saç sakal karışmak
[D] Uzun bir zamandır tıraş olmamış olmak.
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
[D] Sıkıntılı, tehlikeli bir durumdan kurtulmaya çalışırken daha fazla sıkıntılı ve tehlikeli bir durumun içine düşmek.