Çok çocuk anayı şaşkın, babayı düşkün eder
[Ö] Bir aile bakabileceği kadar çocuk sahibi olmalıdır. Bakabileceğinden fazla çocuğu olan anne hepsine yetişemeyeceği için çocuklar bakımsız olur, anne ise hangisinin işini göreceğini, hangisine yetişeceğini bilemez; şaşkına döner. Dışarıda çalışan baba ise kazancının büyük bir kısmını çocuklarına ayırmak zorunda kalacağından düşündüklerini gerçekleştiremez. Ne yapacağını bilemez duruma gelir.
Derede tarla sel için, tepede harman yel için
[A] Kıymetli mallarımızı çok iyi korumak lâzımdır. Bunları, tehlikeli olduğunu tahmin ettiğimiz yerlerden uzak tutmalı, korunmasına çalışılmalıdır.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
[A] Yakınımızda olmayan kişilere yakınımızdakiler kadar ilgi göstermemiz imkânsızdır. Bu kimseler çok sevdiklerimiz de olsalar zamanla ilgimizin azalacağı tabiîdir.
Hatasız kul olmaz
[A] İnsan denilen varlık makine değildir. Etrafındaki olaylardan duyguları oranında etkilenir. Bunun için tam olarak etkilenmesi, isabetli kararlarını vermesi, her zaman mümkün değildir. Hata yapması her zaman mümkündür.
İt sürüsü kadar
[D] Gereksiz pek çok insanın oluşturduğu topluluk.
Keremin arpa tarlası gibi yanmak
[D] Çok büyük ve karşılıksız bir aşk içinde bulunulduğunu anlatmak için kullanılır.
Ölümüne susamak
[D] Çok büyük bir tehlikeye, sonunda ölüm olduğunu bilerek atılmak. Ölümü göze almak.
Sonradan görme
[D] Zenginliğini sonraki yıllarda kazanıp, kendini kibar göstermeye çalışan kimse.
Şap ile şeker bir değil
[A] Görünüşe aldanmamak lâzımdır. Bazı şeyler dış görünüşleri itibariyle birbirlerine benzerlerse de iç yapıları ile birbirinden pek çok ayrıdırlar.
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar
[A] Yalan söz bir süre gizlense bile bir gün nasıl olsa anlaşılır, hakikat ortaya çıkar.