Bakkal defteri gibi

[S.G] Çok karışık, düzensiz, her şey birbiri içinde.

Eli işde gözü oynaşta

[D] İş yapar gibi görünüp başka şeyleri düşünmek. Havai olmak.

İyi evlât babayı vezir, kötüsü rezil eder

[A] İyi evlât yaptığı hareketlerle ailesinin şerefini korumasını bilir. Kötü evlât ise ailesinin şerefini düşünmeden hareket eder. Yaptıkları ile her zaman kötü olaylara neden olur. Ailesi için yüz karası olur. Her zaman üzüntü kaynağı olmaya devam eder.

Lodosun gözü yaşlı olur

[A] Lodos rüzgârının sonunda mutlak yağmur gelir, yağar.

Odsuz ocaksız

[D] Ev ve barkı kalmamak. Evi ocağı ortadan kalkmak.

Salık vermek

[D] Tavsiyede bulunmak, önermek. Uygundur demek.

Teslim bayrağı çekmek

[D] Yenilgiyi kabul etmek. Teslim olmak.

Toprağı çekmek

[D] Uzun süredir oturduğu yeri kısa bir zaman için terk etti ve gittiği yerde öldü. Sanki oraya ölmek için gitti.

Volkan gibi patlamak

[D] Çok kızıp bağırmak, etrafa vurup kırmak, öfkelenmek.

Züğürt olup düşünmektense, uyuz olup kaşınmak yeğdir

[A] - maktansa, küçük bir hastalığa katlanmak daha iyidir.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021