Açık vermek
[D] Bir kişinin eksik taraflarını göstermek. Giderin gelirden fazla olması. Etrafındakilerin şaka ile takılmalarına yol açacak durum yaratmak.
Aklına takılmak
[D] Bir şeyin kişinin sürekli olarak kafasında olması. Kafası sürekli olarak çözmek istediği konu ile meşgul olmak.
Babana rahmet
[D] Yaptığın, söylediğin olumlu ve yerinde. Ben de öyle düşünüyorum.
Boz atın yanında duran, ya huyundan ya tüyünden
[A] Kişi yakın ilişkisi olduğu çevre ve kişilerin etkisinde kalır. Onların huy ve davranışlarını benimser. Bunun içindir ki çevremizdeki kişileri iyi seçmek mecburiyetindeyiz.
Dile düşmek
[D] Toplumda o kimsenin hakkında kötü şeyler söylenmesi, kötüleyecek şekilde konuşulması.
Dünya başına zindan olmak
[D] Çok üzülmek. Çaresiz kalmak, sıkılmak.
Hastaya döşek sorulur mu?
[A] Kişinin, gereğini mutlak surette duyduğu bir şeyi, sana bu şey lâzım mıdır diye sormak gereksizdir, yanlıştır.
Ölümü göze almak
[D] Arzu ettiği şeyleri gerçekleştirmek için ölümü bile göze almak. Ölmekten korkmamak.
Sizden iyi olmasın
[D] (Bir topluluğa bir kişi tanıtılırken) Çok değerlidir. En az sizin kadar iyidir. Siz çok iyisiniz.
Yangın bacayı sardı
[G.S] İşler umulmayan birj hızlılıkla gelişti, sona ermek üzere. Kişi karşısındakine çok çabuk âşık olup büyük bir aşka tutuldu, evlilik yakındır.