Ağzında bakla ıslanmamak

[D] Sır saklayamamak. Kendisine söylenenleri hemen bir başkasına, herhangi bir sebep ile söylemek, yetiştirmek.

Arı kovanı gibi işlemek

[D] Girip çıkanı çok olan yerin durumu. Gidip geleni çok olmak.

Dal budak salmak

[D] Çoğalmak. Büyümek, soyun büyüyüp çoğalması, genişlemesi.

Ekmek çiğnemeyince yutulmaz

[A] Başlanılan bir işden çok iyi bir sonuç alınmak isteniyorsa, gerekli olan çalışmalar yapılmalıdır.

Er olan ekmeğini taştan çıkarır

[A] Çalışkan dürüst olan kimse her zaman geçimini temin eder. Hiçbir zaman aç kalmaz.

Kuzguna yavrusu Anka görünür

[A] Her anne, baba kendi çocuğunu başkalarının çocuğuna göre çok güzel, çok akıllı çok üstün ve değerli görür. Her kişi kendi eserini başkalarınkine göre çok güzel ve kusursuz, üstün görür.

Pabuç pahalı

[D] Girişilecek işin zor, biraz da tehlikeli olduğunu anlatır.

Sabrı tükenmek

[D] Sabredemez duruma gelmek. Sabrı kalmamak.

Suyu getiren de bir, testiyi kıran da

[A] Görevini tam yapan ile, başkalarının gölgesinde görev yapar gibi görünüp, boş oturan kimseleri birbirinden ayırmak lâzımdır. Her ikisinin de bir kabul edildiği toplumlar temelden sarsılırlar.

Yiğitin malı meydandadır

[A] Yiğit olan kişilerin gizli kapaklı bir tarafları yoktur. Her şeyleri açık seçiktir bellidir. Yiğit olan kimse cömerttir, malından herkesin yararlanmasına izin verir, herkes yiğitin malından yararlanabilir.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021