Âlemi nasıl bilirsin, kendin gibi
[Ö] Kişi başkaları hakkında karar verirken kendi duygu ve düşüncelerini ölçü olarak kullanmamalıdır. Kişinin duyguları her zaman çok iyi ve üstün olmayabilir. Hatta gelişmemiş bile olabilir. Bu da kişinin yanılmasına sebep olur.
Arası şeker renk
[D] Yarı küskün. Birbirlerine karşı samimiyetleri kalmamış, her an kavga edip küsmeleri mümkün olan.
Bir pire için yorgan yakılmaz
[A] Küçük bir zararı, küçük bir yanlışı önlemek için büyük zarara, büyük yanlışlara girmek doğru değildir.
Geniş gönüllü
[D] Telâş etmeyen, olayları hoş karşılayan.
Lâf işitmek
[D] Paylanmak, azarlanmak.
Ramak kalmak
[D] Olmasına az kalmak.
Ser verip sır vermemek
[D] Ağzı çok sıkı olmak, kendisine verilen sırrı çok iyi saklamak. Kendisine söyleneni hiçbir şekilde başkasına söylememek.
Vurduğu çok ama öldürdüğü yok
[D] Büyük lâflar ediyor. Ettiği lâfların en küçüğü kadar bile harekette, eylemde bulunmuyor.
Vücuttan düşmek
[D] Zayıflamak.
Zarardan korkan kâr etmez
[Ö] Para kazanmak için bir işe, bir girişime başvurmalıdır. Girişimin iyi gitmeyeceğini başlamadan söyleyen, o işe başlamayan kimsenin kâr etmesi de mümkün değildir, düşünülemez.