Akla gelmeyen başa gelir
[A] Kişi hayatında öyle büyük ve değişik olaylarla karşılaşır ki bunları önceleri düşünmesi, hatta hayal etmesi bile mümkün değildir. Yaşam sırasında dikkatli olmak en emin yoldur.
Başı nara yanmak
[D] İstemediği hâlde bir başkası için zarara uğramak, zarar görmek.
Durdu durdu turnayı gözünden vurdu
[D] Bekledi, beklemesini bildi. Sonunda istediği çok güzel şeyi elde etti.
Fütur getirmek
[D] Bezginliğe, umutsuzluğa düşmek.
İşin içinde iş olmak
[D] İşde çok kişinin bilmediği yönler olması, gizli tarafların bulunması.
İyilik eden iyilik bulur
[A] Etrafına iyilik eden kimse gün gelir zor durumda kalırsa ona da iyilik yapılır. Her şeyin karşılığı muhakkak vardır.
Mecnun ile Leyla misali
[G.S] Birbirine kavuşamamış insanların büyük özlemlerini andırır durumda özlemleri olan. Kavuşarak bitmesi mümkün olmayan özlemleri olan.
Mesele çıkarmak
[D] Önemsiz bir konuyu öne çıkarıp problem yapmak. Anlaşmazlık çıkarmak.
Sakaldan kesip bıyığa eklemek
[D] Ummadığı zamanda meydana çıkan bir eksikliği kendi imkânları ile karşılamaya çalışmak.
Yorulduğu yerde han yapılmaz
[Ö] Her kişinin her istediğini, her istediği yerde yapmanın imkanı yoktur, yapılamaz.