Her zaman papaz pilâv yemez
[Ö] Kişinin gönlündeki olaylar her zaman onun istediği gibi gerçekleşmez.
Kulaklarını tıkamak
[D] Dinlememek, dinlemek istememek.
Mırın kırın etmek
[D] İstenilen bir işi yapmamak için çeşitli bahaneler uydurmak.
Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
[A] Bir erkeğin, iki veya daha fazla hanımı varsa bunlar geçinebilirler. Kocaları tektir, tek kişinin sözünü dinlerler. İki erkek kardeşin karıları ise anlaşmakta zorluk çekerler, anlaşamazlar.
Pilâvdan dönenin kaşığı kırılsın
[A] Kişi her olayda kendi çıkarını gözetmelidir. Bunun için de elinden gelen gayreti sonuna kadar harcaması gerekmektedir. Yılmamalıdır gayret göstermelidir. Kendi çıkarını bile düşünmeyen kimseden hayır beklemek doğru olmaz.
Pot kırmak
[D] Bilmeden karşısındakini kıracak sözler söylemek. İstenmeyen bir harekette bulunmak.
Yanıp tutuşmak
[D] Çok büyük sevgi beslemek, âşık olmak. Elinden kaçan bir şeye karşı büyük istek duymak.
Yüksekten atmak
[D] Gücü yetmeyeceği şeyleri yapabilirmiş gibi göstermek, söylemek.
Yürekler acısı
[D] Çok acıklı, içler acısı.
Zor zar
[D] Zorlukla. İstemeye istemeye.