Hayra yormak
[D] Bir rüyayı, herhangi bir olayı gelecek yaşanacak olayların iyi, mutlu bir belirtisi olarak kabul etmek.
İçi cız etmek
[D] Üzüntü duymak, üzülmek.
Kocakarı ilâcı
[D] Halk arasında kullanılan çok kere fayda yerine zarar getiren tedavide kullanılan madde.
Nikâh düşmemek
[D] Bahsedilen kimse ile evlenmesi din kurallarına, geleneklere ve yasaya aykırı olmak.
Ortalığı birbirine katmak
[D] Toplumda bulunan insanları birbirine düşürmek, herkesi birbirinden kuşkulanır duruma getirmek. Kişileri birbirine düşman etmek.
Sıcağı sıcağına
[D] Üzerinden zaman geçmeden, hemen unutulmadan.
Süt dökmüş kedi gibi olmak
[D] Yaptıklarının kötülüğünü bildiği için çekingen ve sessiz bir şekilde durmak, sessiz ve korkak davranmak.
Yerle bir etmek
[D] Yok etmek. Yıkıp, yer seviyesine indirmek. (Taş taş üstünde bırakmamak.)
Yüreği hoplamak
[D] Anîden korkup heyecanlanmak.
Yüz karası
[D] Kötü aşağılık hâl. Namussuzluk hâli.