Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış
[A] İnsanların, sıkıntıları, üzüntüleri bunların kaynaklarına inilerek çözümlenir.
Dut ağacı yaprak açtı soyun, döktü giyin
[A] Dut ağacı mevsimi en iyi gösteren bitkidir. Yaprak açtığında havalar ısınmaya başlamıştır, soğuklar bitmiştir. Yazlık elbiseler giyinilebilir. Dut yaprağını döktüğünde ise yine mevsim değişmektedir. Soğuklar yavaş yavaş gelmektedir. Kışlıkları giyinmek gerekir.
Kuyruğuna teneke bağlamak
[D] Aşağı duruma getirilmiş bir kimseyi alay edilir bir biçimde işinden kovmak, aşağılamak. Çok alay edip zor duruma düşürmek.
Külah giydirmek
[D] Birine oyun etmek. Kandırmak, aldatmak.
Lügat paralamak
[D] İyi anlaşılamayan, çoğunluğu yabancı, ağdalı kelimelerle oluşturduğu cümleleri kullanmak. Ağdalı konuşmak.
Pes perdeden konuşmak
[D] Alçak sesle konuşmak.
Şüyuu vukuundan beter
[D] Duyulması, oluşmasından meydana gelmiş olmasından daha kötü olan durum.
Üzerinde kalmak
[D] Bir mal eksiltme veya arttırma sonucu kendine bırakılmak.
Yılan hikâyesine dönmek
[D] Birçok zamanlarda ortaya konduğu hâlde bir türlü sonuca vardırılamamak.
Zil takıp oynamak
[D] Çok sevinmek, sevincini açığa vurmak.