Akılsız başın cezasını ayaklar çeker
[A] Düşünmeden yapılan işler olumlu sonuç vermez. En azından yarım işler olarak kalırlar. Bunları tamamlamak için kişinin çok gayret göstermesi gerekmektedir ki bu gayretler gereksiz gayretlerdir. Düşünerek yapılan işler zamanında biter. Planlandığı gibi gelişir. Plânlayan kişiyi de üzmeden sonuçlanır.
Boyun eğmek
[D] Kendisinden güçlü olanın emrine, hâkimiyetine girmek.
Düşünüp taşınmak
[D] Ele aldığı konuyu bütün yönleri ile incelemek.
İn cin top oynamak
[D] Çok ıssız, kimseler bulunmuyor.
Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi
[A] Başkaları hakkında karar verirken alışık olduğumuz ölçülerimizi kullanırız. Ama her zaman bu ölçünün doğru olmayacağını bilmek gerekir. Bir kimse hakkında karar verirken kendi kurallarımıza göre değil, daha geniş ve etraflı düşünüp karar vermek bizi hata yapmaktan korur.
Mürekkebi kurumamak
[D] Yazılı bir anlaşmanın üzerinden çok kısa bir zaman dahi geçmeden. Çok yeni.
Terazi var tartı var, her şeyin vakti var
[A] Her şeyin uygun bir zamanı vardır. Bu zamanı bilmek, kollamak gerekmektedir.
Yok büyümez arık büyür
[A] Yok olan bir şeyi var etmek imkânsızdır. Arık, zayıf olan şeyler ise günün birinde büyüyebilir, gelişebilir. Az olanlar çoğalabilir, küçük olanlar büyür.
Yol görünmek
[D] Bir yere gitmek gereği ortaya çıkmak.
Yüz görümlüğü
[D] Damadın, yalnız kaldıklarında geline vereceği hediye.