Ağzı sulanmak

[D] Çok istemek, imrenmek. Arzu etmek.

Çirkefe taş atma üzerine sıçrar

[A] Çevrelerinde kötü, edepsiz tanınan kişilerle ilişkiye girmek doğru değildir. Onların kötülüklerinden büyük zarar görülebilir. Terbiyesiz, cahil ve görgüsüz kişilerin tepkisini çekecek işler yapmaktan sakınmalıdır.

Hali vakti yerinde

[D] Kâfi derece para ve mal varlığına sahip olmak. Zengin sayılmak.

İnsanı gam, duvarı nem yıkar

[A] Duvarı oluşturan ana maddeleri birbirine bağlayan ara madde nemden zarar görünce ana maddeler birbirini tutmaz olur ve duvar yıkılır. İnsan ise duygusal bir yaratıktır. Gam kişinin duygularını ve düşüncesini etkiler. Doğru düşünmesini, karar vermesini engeller, kişiyi başarısız ve mutsuz kılar.

İyi gün dostu

[D] Sıkıntılı zamanlarında dostlarını bırakıp giden, aramayan. İyi günlerinde ise kendi çıkarı için dostluk eden.

Körler mahallesinde ayna satmak

[D] Çaresiz bir duruma düşmek, yapacak hiçbir şey bulamamak.

Kuş sütü ile beslemek

[D] Çok değerli, az bulunur yiyeceklerle besleyip doyurmak. Çok iyi bakmak.

Ödünç yiyen kesesinden yer

[A] Borç alan kimse bunu başkasının değil kendi parası imiş gibi kullanmalıdır. Başkasından alsa da nasıl olsa günü geldiğinde kendisi ödeyecektir. Kendisinin parası, malı gibi davranmalıdır.

Su uyur düşman uyumaz

[A] Düşman olan kişiler sakin sakin dursalar da bu onların kötülükten vazgeçtikleri anlamını vermez. Sakin sakin durarak karşılarındakilerin zayıf taraflarını kollarlar. En zayıf anını bulduklarında da hemen harekete geçip yapacakları fenalığın en kötüsünü yapmaya çalışırlar. Düşman düşmanlığından vazgeçmeyeceği için düşmanımıza karşı her an tetikte bulunmak gerekmektedir.

Ucu ortası belli olmamak

[D] Başı sonu kesinlikle belirsiz olmak. Konunun neresinden başlanacağı kestirilememek.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021