Buluttan nem kapmak
[D] Küçük şeylerden alınmak.
Damdan düşer gibi
[D] Birdenbire, hiç beklenilmeyen bir zamanda, yersiz.
Deryada balık tutmak, deveyi hamuduyla yutmak
[D] Etrafında bulunanlara iyi, dürüst, olumlu görünüp aslında fazlaca hırslı olmak, büyük rüşvetler almak, büyük vurgunlar vurmak.
Er olan ekmeğini taştan çıkarır
[A] Çalışkan dürüst olan kimse her zaman geçimini temin eder. Hiçbir zaman aç kalmaz.
Her ağlamanın bir gülmesi olur
[A] Sıkıntılı, dertli günler sonsuza kadar devam etmez. Sıkıntıların sonunda muhakkak mutlu güzel huzurlu günler gelecektir.
Konu komşu
[D] Yakın yerde oturanlar, yakır komşular.
Kulaktan kulağa
[D] Birbirine gizlice söyleyerek. Bir kimse diğerinin kulağına söylemek yoluyla.
Sen sağ ben selâmet
[D] Bahsedilen iş bitmiştir, sonuçlanmıştır. Üzerinde yapılacak bir şey yoktur, kalmamıştır.
Üstüne mal etmemek
[D] Ödev olarak kabul etmemek. Kendini o işle ilgili görmemek.
Yazın başı pişenin kışın aşı pişer
[A] Her iş zamanında yapılmalıdır. Yazın ürününü kaldıran kimse kışın rahattır. Gençliğinde akıllı davranıp tasarruf yapan kimse ihtiyarlığında rahat eder.