Adam adam kıymetini, sarraf altın kıymetini bilir
[A] Sarraf nasıl mesleği gereği olarak altının kıymetini iyi bilirse olgun, kişilik sahibi, karakterli kişi de kendi niteliklerini taşıyan kimselerin değerini bilir, takdir eder.
Ayağının tozu ile gelmek
[D] Yeni gelmek. Henüz gelmek.
Çamura yatmak
[D] Daha önce yapmaya söz verdiği şeyleri birtakım bahaneler ileri sürerek yapmaktan vazgeçmek. (Söz argodur.)
Çivi çiviyi söker
[A] Etkili bir olayın kişi üzerine bıraktıkları, daha güçlü bir olay ile ancak ortadan kaldırılabilir. (İçki içenler kendilerine gelmek için bir| daha içerler. Buna da çivi çiviyi söker derler.)
Dünya yıkılsa umurunda değil
[D] Sorumluluk duygusu yok. Tasasız.
Her işe burnunu sokmak
[D] Bildiği bilmediği her işe karışmak, fikir ileri sürmek.
Renk vermemek
[D] Düşünce ve duygularını saklamak, belli etmemek. Soğukkanlı hareket etmek.
Sükût ikrardan gelir
[A] Kişiye sorulan sorulara o kişi karşılık vermiyorsa, suçlandığını bilerek karşılık vermiyorsa, bu hareketi onun bu suçu, kabahati işlediği, yaptığı anlamını verir.
Yıldızı yükselmek
[D] Şansı yaver olmak. Şansı açılmak. Talihi açılıp parlamak.
Yumuşak yüz
[D] Kendinden her isteneni kırgınlığa neden olmasın diyerek yapan.