Alışmış kudurmuştan beterdir
[A] Kişi alıştığı işten bir türlü vazgeçmek istemez. Özellikle devamlı yaptığı işleri tutku hâline getiren kişiler bunu devamlı yapmak isterler.
Çeşmeye gitse çeşmeyi kurutur
[G.S] Nereye gitse hangi işe el atsa o iş olumsuz sonuç verir. Çok şanssız olduğu için her iş de başarısızlığa uğrar. En olabilir iş dahi, o işin içine girince olumsuz sonuç verir.
Dostlar alış verişte görsün
[D] Sonuç almayacak şekilde, gereksiz yapılan işlerde söylenir. Gösteriş yapmak için iş yapar görünmek.
Görünen köy kılavuz istemez
[A] Bütün yönleri ile belli olan bir olayda gerçek şudur diye açıklamak gereksiz olur. Diğer kişilerin de yardım etmesine gerek yoktur.
Hele şükür
[D] Arzu edilen sonuca ulaşıldığı için mutluyum, huzurluyum.
Kan kırmızı
[D] Çok kırmızı. Kendisinden hiç beklenilmeyen davranışı gösterip etrafını şaşırtan.
Peşini bırakmamak
[D] Arkasına takılmak. Bir emelini, bir amacını gerçekleştirmek için her gittiği yere gidip takip etmek.
Salkım saçak
[D] Parçalanmış, parçaları yanlara sarkmış. Perişan, dağınık.
Yaygarayı basmak
[D] Bağırıp çağırmak, yüksek sesle bağırmak.
Yumurtada kıl bitmez
[A] Tabiatın kanunlarına aykırı olan bir şeyi gerçekleştirmek imkânsızdır. İmkân olmayan yerlerde istenileni elde etmek mümkün değildir.