Dolu dizgin gitmek

[D] Son süratle, hızla gitmek.

Kurbanlık koyun gibi bel bel bakmak

[D] Ne olacağını, nasıl olacağını anlamadan şaşkın şaşkın bakınmak.

Para etmemek

[D] Değeri olmamak. Etkisini gösterememek, etkisi olmamak.

Sıfırı tüketmek

[D] Hiçbir şeyi kalmamak, bütün imkân ve gücünü kaybetmek.

Sulu göz

[D] Gereksiz de olsa her şeye ağlayan.

Türk gibi mert

[G.S] Sözüne güvenilir, hiçbir zaman sözünden dönmez, kötülük ve kalleşlik yapmaz, yiğit kimse.

Yarım elma gönül alma

[A] Dostlar birbirini her zaman anmalı ve hatırlamalıdır. Hatır sormak, küçük armağanlar vermek dostlukların kuvvetlenmesi için yeterlidir.

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer

[A] Her iş zamanında yapılmalıdır. Yazın ürününü kaldıran kimse kışın rahattır. Gençliğinde akıllı davranıp tasarruf yapan kimse ihtiyarlığında rahat eder.

Yüzüne bakılır

[D] Güzelce. Oldukça güzel.

Zemheri soğuğu gibi söz

[S.G] Sözleri gönül alıcı değil. Soğuk duş etkisi bırakıyor, sevilmiyor.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021