Aklını başına toplamak

[D] Düşünmeden yaptığı işleri bırakıp, mantıklı bir yol tutmak, akıllıca hareketler yapmak.

Altın adını bakır etmek

[D] Uzun yıllar çalışma ve uğraşma sonucu elde edilmiş temiz ismini kötü davranışları nedeni ile kötüye çıkarmak. İyilikle anılırken, kötülükle anılır olmak.

Cahilin dostluğundan âlimin düşmanlığı yeğdir

[A] Âlim her şeyi bilen kimsedir. Yaptığının sonuçlarını bilir ve katlanır. Kendisi ile dost olmak kolay olduğu gibi düşman olunduğu zaman da bir noktada anlaşmak mümkündür. Çünkü âlim kişi doğru düşünür. Cahil ise doğru düşünmediğinden hangi noktada nasıl düşündüğü ve onunla nasıl anlaşılabileceği mümkün değildir. Bunun için problemlerin çözümünde bilgili kişilerle konuşmak anlaşmak daha kolaydır. Cahil kişiler iyi niyetli görünseler de onlarla anlaşmak güçtür, hatta mümkün değildir.

Eğri oturalım, doğru konuşalım

[A] Tavır ve hareketlerin olumlu olması kişiyi toplumda belli bir yere getirir. Ama kişinin davranışları iyi olmasa da etrafına kötülük etmediği sürece bu kişinin bileceği iştir. Fakat her kişi tavırları ne olursa olsun muhakkak doğru konuşmalıdır. Yalan söylememek en büyük fazilettir.

Eli ağır

[D] Kendisine verilen işi gereğinden daha fazla zamanda yapan, işini çabuk yapamayan.

Fit vermek

[D] Bir kişiyi diğerine karşı kışkırtmak.

İki el bir baş içindir

[A] İnsanın iki eli bir başı vardır. İki el çalışıp insanın yaşamını sürdürmesini sağlar. Kişi tembellik etmezse yaşamı mutluluk içinde çalışarak geçer başkalarından yardım beklemez.

Kazı koz anlamak

[D] Bir konuyu, bir şeyi olduğu gibi değil de ters anlamak, ters yorumlamak. Yanlış anlamak.

Sabırlı kulunu Allah sever

[Ö] Sabırlı kişi kolay kolay kötülük etmez, düşüncelidir. İnsanları sever. Üstün nitelikli böyle bir kimseyi de Tanrı takdir eder, sever.

Yedi düvele meydan okur

[S.G. Bütün Avrupa'ya meydan okur. Etrafında bulunan kimselere efelik yapar, onlara kabadayılık yapar, taslar.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021