Açıktan açığa

[D] Hiç gizlemeden. Açık bir şekilde.

Dal budak salmak

[D] Çoğalmak. Büyümek, soyun büyüyüp çoğalması, genişlemesi.

Dört atanın dördü de hak

[A] Evlenen erkek ve] kadın eşinin ana ve babasını da kendi annesi ve! babası gibi bilip, kendi anne ve babasına gösterdiği sevgi ve saygıyı onlara da aynen göstermelidir.

İki eli yakasında olmak

[D] öbür dünyada hakkını ister durumda olmak. Şikâyetçi durumda olmak.

Kaşık ile toplar, kepçe ile dağıtır

[D] Çok zorlukla topladıklarını eli açık olduğu için hesapsızca harcamak.

Kırk yılın çingenesine maşa yapmasını öğretmek

[G.S] Kendi branşlarında uzun yıllar çalışmış usta olmuş kimseleri tenkit değil, hürmet etmek gerekir.

Kötü komşunun yedi mahalleye zararı vardır

[A] Komşular birbirine yardım etmelidir. Her komşu bunu diğerinden bekler. Kötü bir anında komşusunun kendisine yardım edeceğinden emindir. Kötü | durumla karşılaşıp da komşusunun hiç aldırmadığını görürse çok şaşırır ve üzülür. Ama komşusuna güvendiği için de zor duruma düşer. Aynı zaman] da o komşunun komşuluk bilmemesi bütün diğer komşuları da üzer herkes huzursuz olur. eklenen dostluklar mutsuzluklarla biter.

Mim koymak

[D] Unutmamak için gerekeni yapmak. Damgalamak. Kötü diye sınıflandırmak, öyle kabul etmek. Gerekli zamanda birine hatırlatmak için unutulmamasını sağlamak.

Öperken ısırmak

[D] Güler yüz, ılımlı davranış gösterir gibi yaparken parlamak, kötülük yapmak.

Soğukkanlı

[D] En kötü olaylar karşısında bile duygularını belli etmeyip heyecana kapılmayan.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021