Dağa çıkmak
[D] Mevcut hükümete baş kaldırmak. Dağlara çıkmak. İsyan etmek.
Derviş dervişi tekkede bulur
[A] Her kişi kendini, kendine uygun yere gidecek şekilde ayarlamalıdır. Sosyal durumları ne ise kişiler o şekilde hareket ederlerse uyumlu ve başarılı olurlar.
İmaret yapılmadan dilenciler dizildi
[D] Daha işe başlanmadan işin nasıl sonuçlanacağı bile belli değilken o işden çıkar sağlamak isteyen kimseler toplandı. Bu işden çıkar sağlamak isteyenler hazırlıklarını yapıyorlar.
İsin yanına giden is, misin yanına giden mis kokar
[A] İnsanlar dostlarını, arkadaşlarını iyi kimselerden seçmelidirler. İyi arkadaşlardan iyilik ve hayır gelir. Kötü arkadaşlardan ise kötülük gelir. Kişi kötülüğe doğru döner, şer içinde kalır.
Kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşını
[A] İnsanlar kendi durumlarına göre bir hayat sürmelidirler. Kadın kocasının arzuları doğrultusunda giyinmeli, tutumlu olmalıdır. Kendi maddî güçlerinin üstünde bir hayata istek duymamalıdır.
Ormana balta girmiş, sapı bendendir demiş
[G.S] Kötülüğe uğrayan kimseler kötülük edenin kendi yakınları olduğunu anlayınca buruk bir acı duyarlar.
Ölçüyü kaçırmak
[D] Yemede, içmede, davranışlarda aşırılığa gitmek.
Tatlıya bağlamak
[D] Bir işi tarafları memnun edecek şekilde sonuçlandırmak.
Ucuz etin yahnisi yavan olur
[A] Ucuz satılan/ bir malın mutlak eksik bir tarafı vardır. Aranan nitelikleri içermez. Bunun için de ucuz maldan istenildiği gibi yararlanmak da mümkün değildir.
Yüreği kabarmak
[D] İçine sıkıntı çökmek, karamsarlık duymak.