Adamın eti yenmez, derisi giyilmez, tatlı dilinden başka nesi var

[A] İnsanın toplum içinde sevilmesi, itibar kazanması etrafı ile olan ilişkilerinde güzel sözler kullanması ile mümkündür. Güzel sözleri ile kalp kazanan insanlar sevilen ve sayılan seçkin kişiler olurlar.

Ayağını yorganına göre uzat

[A.D] Elindeki imkânları giderlerine göre ayarlamak lâzımdır. Giderler gelirini aşarsa zor duruma düşersin, zor günlere katlanmak zorunda kalırsın.

Balta değmedik ağaç (orman) olmaz

[A] Kişinin hayatı tekdüze değildir. Sevinçli günleri kederli günler, onu yine sevinçli günler takip eder. Bunun içindir ki hayatında başına kötü işler, felâket gelmeyen kimse olamaz.

Çalı dibinde yuvası, böyle götürür havası

[Ö] Kendisi güç şartlarda olduğu hâlde neşesinden gösterişinden hiçbir şey kaybetmemiş olan. Etrafına caka satmak için durumuna bakmadan gösteriş yapan.

Çivi gibi olmak

[D] Dinamik, sağlam, kuvvetli olmak.

Feleğin sillesini yemiş

[D] Büyük felâket ve zararlara uğramış.

İşi başından aşmak

[D] Çok işi olmak. Büyük bir iş yükü altında olmak.

Lâf ebesi

[D] Çok söz söyleyen, herkese söz yetiştiren kimse.

Öteberi

[D] Türlü eşyalar, ufak tefek şeyler, değişik yiyecek eşyası. /

Piyasaya pirince giderken evdeki bulgurdan olmak

[D] Daha güzel, daha iyi imkânlar elde edeceğim derken elindeki imkânları da kaybetmek, yitirmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010 - 2021