Bağın taşlısı, kadının saçlısı
[A] Taşlı arazideki bağ iyi olur. Uzun saçlı kadın da güzel, sevimli ve gösterişlidir.
Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden
[A] Bir toplulukta «yemem» diyerek sofraya oturmaya nazlanan kimse, herkesten çok yer. Oturmam, «Şimdi kalkacağım,» diyen de herkesten çok oturur.
Boyun eğmek
[D] Kendisinden güçlü olanın emrine, hâkimiyetine girmek.
Eşek kuyruğu gibi ne uzar ne kısalır
[D] Gelirinde, giderinde işinde, durumunda hiçbir ilerleme göstermiyor, hep aynı durumda kalıyor.
Hem çalar, hem oynar
[S.G] Her zaman her yerde neşelendirmesini ve neşelenmesini çok iyi bilir. Her ortama rahatlıkla uyar.
Kuyruğu dikmek
[D] Bulunduğu yerden koşarak uzaklaşmaya başlamak.
Kuyruğunu kıstırmak
[D] Birini zor duruma düşürüp kıskıvrak yakalamak. Cevap veremez, itiraz edemez duruma düşürmek.
Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı başkasına
[A] İncitici hareketleri kendimize yapılmış gibi düşünüp sonra başkasına hakaret etmeye karar vermek lâzımdır.
Tabakhaneye bok götürmek
[D] Bir işde gereğinden fazla acele etmek.
Zemheride sür de çalı ile sür
[A] Tarlanın zemheride sürülmesi ekinin iyi olması için çok önemlidir. Tarlayı esasında dikkatli ve derin sürmek gerekir. Ama derin de olmasa, üstten de olsa tarlayı zemheride mutlak sürmek lâzımdır.