Nevri dönmek

[D] Çok sinirlenip, sinirini açığa vermediği için benzi sararmak. Sinirlenip beti benzi atarak, sarararak tepki göstermek.

Nikâh düşmemek

[D] Bahsedilen kimse ile evlenmesi din kurallarına, geleneklere ve yasaya aykırı olmak.

Nikâhta keramet vardır

[A] Evlenmelerde bazı pürüzler ortaya çıkabilir. Bunlara bakıp bu evlenmelerin başarısızlık ile sonuçlanacağını düşünmek doğru değildir. Nikâhtan sonra oluşan sevgi bağı bu problemleri kolayca çözer.

Ninni gibi insanın uykusunu getiriyor

[G.S] Yavaş ve insanı bıktıracak bir biçimde. İnsanın uykusunu getirecek şekilde.

Nispet vermek

[D] Birine karşı bilerek, isteyerek onu üzecek şekilde hareket etmek.

Niyet hayır, akibet hayır

[A] Bir işe başlarken iyi niyetle hareket edilirse sonuç da iyi olur, hayırlı olur.

Nohut oda bakla sofa

[D] Küçük ve dar bir ev.

Notunu vermek

[D] Kişinin değeri, kalitesi hakkında kesin kanıya varmak. Kanaat sahibi olmak.

Nuh der peygamber demez

[D] Çok inatçı olmak. Düşüncelerini hiçbir zaman değiştiremez.

Numarasını vermek

[D] Kişiliği hakkında bir kanıya varmak.

Numara yapmak

[D] Yalancı tavırlar takınarak karşısındakini aldatmak. Gösteriş yaparak karşısındakini kandırmaya çalışmak.

Nutku tutulmak

[D] Şaşkınlıktan, korkudan, heyecandan veya öfkeden konuşamaz duruma gelmek, dili tutulmak.

Nüfuzlu adam

[D] Yüksek mevki sahibi kimse.

Nüfuzlu bir mevki

[D] Kişiyi hatırı sayılır, sözü geçer yapan değerli ve yüksek makam, mevki.
Sitesi.WEB.TR © 2010
Toplam 2 sayfadan 2. sayfadasınız, sayfaya git: Önceki, 1, 2