Ayaklı canavar

[D] Yeni yürümeye başlamış, bulduğu her şeyi atıp kıran, zarar veren, küçük sevimli çocuk.

Bol bol yiyen, bel bel bakar

[A] Zamanında kazandığını hesapsız harcayan kimse, kazanamadığı zaman zorluk içinde kıvranır.

Çatal kazık yere batmaz

[A] Bir işte birçok kişi söz sahibi olursa o işten fayda ve olumlu sonuç alınamaz.

Doğru söz acıdır

[A] Karşısındakinin yanlışlarını onun yüzüne söyleyen kimsenin sözleri karşısındakine acı gelir. Sözler acı gelse de söylemekte yarar vardır. Çünkü yanlışlar böylece önlenmiş olur, devam etmez.

Hak gelince batıl gider

[A] Doğruluğun, hakikatin, iyiliğin bulunduğu yerde düzenin, yalanın, kötülüğün bulunmasına imkân yoktur. Bunun için her zaman doğrudan, iyilikten, hakikatten yana olmalıdır.

Hoş tutmak

[D] İyi davranışlarda bulunmak, kalbini kırmamak. Gururunu okşayıcı hareketlerde bulunmak.

Kavak yaprağını tepeden dökerse kış çok olur

[A] Ataların tecrübelerine değer vermek lâzımdır. Bunlar uzun yılların denenmiş ispatlanmış sözleridir. Kavak ağacının yapraklan üst taraftan dökülmeye başlarsa o yıl kış mevsiminin uzun ve zorlu geçeceği anlaşılır.

Sonradan görme

[D] Zenginliğini sonraki yıllarda kazanıp, kendini kibar göstermeye çalışan kimse.

Yakasından atmak

[A] Zorlu bir işi başkasına yüklemeye çalışmak. Kendinden istekte bulunan kişiyi yanından savmak, ondan kurtulmak.

Yandım Allah çağırmak

[D] Etrafın baskılarından çok sıkılıp yardım ister hâle gelmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010