Akıl yaşta değil baştadır

[A] Kişinin aklı yaşı ile ilgili değildir. Yaşı ilerlemiş olanın akıllı olacağı düşünülemez. İnsan her yaşta akıllı olabilir. Aklın yaşı yoktur. Genç bir insan kendinden çok yaşlı bir kimseden daha mantıklı, güzel, sağlıklı kararlar verebilir. Aptal bir kimse de ne kadar yaşlansa akıllı olamaz.

Çocuksuz kadın meyvesiz ağaca benzer

[S.G] Ailenin devamını çocuk sağlar. Kadın ne kadar iyi olursa olsun çocuğu olmayınca gelecekte hem kendisinin hem ailesinin unutulmasına neden olur. Ailenin mutluluğu çocukla tamamlanır. Bunun için çocuğu olmayan kadın verimi olmayan ağaca benzer. Ailesini gerekli bir mutluluktan yoksun bırakır.

Ecel teri dökmek

[D] Bir tehlike karşısında kalıp büyük sıkıntı içine düşmek.

İki çıplak bir hamama yakışır

[A] Evlenecek veya iş kuracak kimselerin ikisinin de parasız olması evliliğin de işin de daha baştan iyi olmamasına neden olur. Bunlardan hiç olmazsa birinin imkânları olursa durum kurtarılmış, evlilik veya iş sağlam bir temele oturtulmuş olur.

İn cin top oynamak

[D] Çok ıssız, kimseler bulunmuyor.

İpe un sermek

[D] Kendisine verilmek istenen işi yapmamak için çeşitli ve olmayacak bahaneler ileri sürmek. İşi yapmamak için zorluklar çıkarmak.

Kan ilik kurutmak

[D] Çok üzüp, çok sıkıntıda bırakmak. Eziyet etmek, huzursuz etmek.

Nerede hareket, orada bereket

[A] Çalışmanın çok olduğu yerde bu çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur. Ürün çok olur, bereket çok olur. İnsanlar daha huzurlu daha mutlu ve başarılı olurlar.

Üveye etme, özünde; geline etme, kızında bulursun

[A] Öz çocuğunun bir gün öksüz kalacağını düşünerek üvey çocuğa kötü davranma. Kendi kızının gelin olduğu yerde kötü davranışlarla karşılaşmasını istemiyorsan sen de gelinine iyi davran.

Yanına salavatla varılmak

[D] Kızmış, çok hırslı. Çok pahalı, fiyatı çok yüksek.
Sitesi.WEB.TR © 2010