Akıllı söylemeden düşünür, akılsız düşünmeden söyler

[A] Akıllı kişiler ağızlarından çıkacak sözlerin başkalarını kırmamasına dikkat ederler. Bunun için söylemeden sözün nereye gideceğini dikkate alırlar. Dolayısıyla kalp kırmazlar. Akılsız kişiler ise sözlerinin nereye gideceğini, kimleri etkileyeceğini düşünmeden konuşurlar. Bundan dolayı her zaman kalp kırarlar, etraflarında sevenleri azdır. Başları da sıkıntıdan kurtulmaz.

Boyu uzun aklı kısa

[Ö] Fizikî görünüşü göz dolduracak kadar iyi ve gösterişli olduğu hâlde davranışları kendinden çok küçük bir çocuğunki gibi olan.

Çok naz âşık usandırır

[A] Âşık, sevdiğinin her hareketini kabul eden büyük fedakârlıklar yapan kişidir. Nazlanmada aşırı gidildiği zaman âşık dahi sevdiğini terk eder. Bunun için nazlanma tadında bırakılmalıdır. Nazlanmada aşırılığa gitmek fayda yerine zarar verir.

Kara çalı

[D] Araları gayet iyi olan kimselerin aralarına girerek birbirine düşman eden. İyi ilişkileri bozan.

Kemer patlıcan gibi burun

[D] İri, toparlak, büyük bir burun.

Kulakları dolmak

[D] Bir konuyu pek çok dinlediği için bıkkınlık gelmek.

Saçım ak mı kara mı? Önüne düşünce görürsün

[A] Konunun nasıl olduğunu sormaya gerek yoktur. Bitmek üzeredir. Bitince görüp karar verirsiniz. Çok geçmeden bitecektir.

Şimşek çakmadan gök gürlemez

[A] Söylenen, konuşulan her olayın; arandığı zaman daha önce başka bir olaydan kaynaklandığı mutlak görülecektir. Bir büyük olay olmadan önce mutlak bir belirtisi olur.

Yüz vermek

[D] Şımartmak. Yaptıklarını hoş görmek.

Zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü

[A] Varlık içindeyken kıyafetine özen gösteren kişi, fakir düşünce kendisine, mevsime, modaya uymayan kıyafetleri giymek zorunda kalabilir. Önceleri sözü geçen, sayılan kişi, eski durumunu kaybedince başkalarının yadırgadığı işler yapar.
Sitesi.WEB.TR © 2010