Can yoldaşı

[D] Bir kimseye gönülden eşlik eden. Yalnız kalmamak için beraber olunan kimse.

Davul zurna ile adam aramaya gider

[D] Etrafını gürültü içinde bırakarak iş yapmaya başlamak. Yaptığının etrafındakiler tarafından duyulmasını sağlayacak şekilde hareket etmek.

Deveye boynun eğri demişler, (Nerem doğru ki) demiş

[D] Çok eksik ve kusurlu olan bir işde küçük bir tarafı eleştirmek gereksizdir. Hepsi kusurlu olan bir iş için eleştiri zaten gerekmez.

Kaşığı herkes yapar ama sapını ortaya getiremez

[A] Her işin kendine özgü bir inceliği, bir püf noktası vardır. Herkes bir işi yapabilir ama püf noktasını bilen kişi o işi tam ve güzel olarak yapar.

Kuşa benzemek

[D] Bir işe yaramaz hâle gelmek. Değersiz kullanılmaz hâle gelmek.

Madik atmak

[D] Hile yapmak, aldatmak, zarar ve ziyana sokmak.

Perisi hoşlanmamak

[D] Uyuşup anlaşamamak.

Pestilini çıkarmak

[D] Çok dövmek. Çok yormak. Halsiz bırakmak. Ezmek.

Sapı silik

[D] Serseri, güvenilmez.

Sebilhane bardağı gibi dizilmek

[D] (Hoşlanılmayan kimselerin bir kalabalık oluşturacak biçimde, acınacak bir tavırla) Sıra sıra dizilmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010