Armut dibine düşer

[A] Kişi çok yakınında bulunduğu kimselerin davranışlarını benimser, onlar gibi olur. Kişinin davranışları çalışmaları daha fazla yakınlarına fayda getirir.

İyi evlât babayı vezir, kötüsü rezil eder

[A] İyi evlât yaptığı hareketlerle ailesinin şerefini korumasını bilir. Kötü evlât ise ailesinin şerefini düşünmeden hareket eder. Yaptıkları ile her zaman kötü olaylara neden olur. Ailesi için yüz karası olur. Her zaman üzüntü kaynağı olmaya devam eder.

Kanı yerde kalmak

[D] İntikamı alınmamak. Yapılan bir kötülüğün hesabı sorulmamak.

Mahalleyi ayağa kaldırmak

[D] Gürültü edip etrafı rahatsız ederek telâşlandırmak. Gürültü patırtı etmek.

Masal okumak

[D] Kandırmaya çalışmak. Yalanlar söyleyerek kandırmaya çalışmak.

Oynamasını bilmeyen kız yerim dar demiş, yerini genişletmişler yenim dar demiş

[A] Yeteneği olmayan kimseler bu yeteneksizliklerini örtmek için çeşitli engeller ortaya koymaya çalışırlar. Bu davranışlarıyla yeteneksizliklerini örttüklerini zannederler.

Safrası kabarmak

[D] Aç olduğu için midesinden bulantı hissetmek.

Sakalı saydırmak

[D] Alay edilen kimse hâline gelmek. Alay konusu olmak.

Sersem sepet

[D] Sersemliği üzerinde, sersemlikten henüz kurtulmamış.

Tatlıya bağlamak

[D] Bir işi tarafları memnun edecek şekilde sonuçlandırmak.
Sitesi.WEB.TR © 2010