Ağzından çıkanı kulağı işitmemek

[D] Çok kızıp sözlerini düşünmeden söylemek. Sözlerinin nereye gideceğini dikkate almadan konuşmak.

Başı nara yanmak

[D] İstemediği hâlde bir başkası için zarara uğramak, zarar görmek.

Dinî bütün

[D] Dinin emirlerini eksiksiz yerine getiren. Çok dindar.

Elden ayaktan düşmek

[D] Çok yaşlandığı için veya hastalıktan halsiz düştüğü için iş yapamaz, yürüyemez durumda olmak.

Mangalda kül bırakmamak

[D] Yüksek sesle ve övünerek hiçbir zaman yapamayacağı işleri yapmış olarak göstermek. Yüksekten atmak.

Ortada fol yok yumurta yok

[D] Hiçbir şey yokken. Durduk yerde.

Paranın yüzü sıcaktır

[A] Para pek çok işi yaptırır. Hatta yapılmayacak işleri bile yaptırır. Bu sebeple paranın çekiciliğine kapılmayan kimse pek görülmez.

Tepe tepe kullanmak

[D] - cağı dikkate alınmadan sakınılmadan, eze eze kullanmak.

Yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter

[A] Başkalarına kötü davranan kimselerin karşısına her zaman sevip hoşlanmadıkları, görmeyi istemedikleri şeyler çıkar, onları huzursuz eder.

Zerre kadar

[D] Hiç mi hiç, azıcık.
Sitesi.WEB.TR © 2010