Al malın iyisini çekme kaygısını

[A] Her zaman iyi ve kaliteli mal almak lâzımdır. Ucuz diyerek kötü mal alırsak kısa zamanda kırılmalar, aksamalar olur. Bu da bizi devamlı meşgul eder. İşlerimizin randımanlı bir şekilde gelişmesine engel olur.

El etek çekmek

[D] O işle artık hiç uğraşmamak.

Gayret dayıya düştü

[D] Bir işin gerçekleşmesi, o işi yapmakta olan kişinin başarı gösterememesi üzerine, onunla ilgilenen becerikli yakınları tarafından ele alınması.

Hızır gibi yetişmek

[D] Çok sıkıştığı bir zamanda, umulmayan şekilde yardımına gelmek.

Kavak ağacından odun, halayıktan kadın olmaz

[A] Kavak ağacı dayanıksız bir ağaç olduğu için odun olarak kullanılamaz. Hizmetçi ise ev hanımlığı için gerekli nitelikleri taşımadığı için ev kadını olarak alınması doğru değildir.

Parmağı ağzında kalmak

[D] Çok şaşırmak, hayret içinde kalmak. Şaşakalmak.

Su başından bağlanır(kesilir)

[A] Karşımıza çıkacak problemleri o problemlerle uzun uzun uğraşarak değil, problemin kökenini bulup orada hâl yolu aramakla haledebiliriz. Her işi tam yetkilisini bulup haletmeye çalışırsak daha kolay sonuca varmış oluruz.

Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış

[A] Kişiler kendi mevkilerini iyi bilmelidir. Kendinden çok üstün bir mevkide bulunan kimseye küsen, darılan kişinin bu davranışından üst mevkideki kişinin haberi bile olmaz. Bazen haberi olsa da umursamaz. Böyle davranışlar kişiye bir şey kazandırmaz, kaybettirebilir.

Zenginin gönlü oluncaya kadar fukaranın canı çıkar

[O] Zengin imkânları nedeniyle rahat hareket eder. Bir miktar paranın belli bir zaman içinde ne kadar gerekli olduğunun farkında değildir. Belki yardım eder ama istediği zaman eder. Zenginin keyfinin geldiği zaman ise fakir için çok geç olabilir.

Zümrüd-ü Anka gibi

[D] Adı olduğu hâlde kendisi bir türlü bilinemeyen, ele geçirilemeyen.
Sitesi.WEB.TR © 2010