Altmışından sonra zurna öğrenen mezarda çalar

[A] Öğrenilecek her şeyin bir zamanı vardır. Zamanında öğrenildiğinde faydalı olur. Zamanı geçince ise hiçbir işe yaramayacağından öğrenmekle öğrenmemek arasında fark yoktur. Hatta öğrenmek boşa uğraşmaktır.

Can pazarı

[D] Toplumda kişilerin bir ölüm tehlikesi karşısında kendi canlarını kurtarmak için girişimleri. Ölüm kalım durumu, yeri.

Düşmanın karınca ise sen onu fil zannet

[A] Düşman kötülüğümüzü isteyen kimsedir. Ne kadar küçük olsa da bizi en zayıf zamanımızda yakaladığı takdirde büyük ziyan verir. Onun içindir ki düşmanımızı küçük görmemeliyiz. Hatta onu yeterince büyük görmekte yarar vardır. Çünkü önlemlerimizi ona göre alırız. Düşman da bize zarar veremez durumda kalır.

El için kuyu kazan evvela kendi düşer

[A] El, yani başkası için kötülükler yapmayı düşünen kimselerin başına önce bu kötülükler gelir. Düşündüğü kötülük kendi başına gelir. Kurduğu tuzağa kendisi düşer. Bunun içindir ki başkaları hakkında da iyi düşünmek gereklidir.

Fesat kumkuması

[D] Devamlı fesat çıkarmak. Etrafı karıştırmak.

Leyleği havada görmek

[D] Çok gezen kimseler için söylenir. Bu yıl leyleği ayakta gördüğü için çok gezecek. Çok gezmesinin nedeni leyleği ayakta görmüş olmasıdır.

Madalyanın ters yüzü

[D] Olumlu ve iyi görünen bir durumun, düşünülmesi gerekli diğer bölümleri. Çözülmüş gibi görünen bir problemin çözüm bekleyen diğer tarafları.

Nabzını yoklamak

[D] Niyetlerini anlamaya çalışma. Gerçek düşüncesini anlamaya çalışmak.

Sözüm meclisten dışarı

[D] O konu hakkında söyleyeceklerim kaba sözlerdir, bu sözleri söyleyeceğim için özür dilerim.

Yiğit lakabıyla anılır

[A] Yiğit olan kimse yiğitlik lâkabını alana kadar pek çok olay yaşamıştır. Bu olaylardaki davranışları nedeniyle ona takma bir ad verilmiştir. Bu ad yiğitin yaşamını belli eder, onun bir simgesidir. Bunun için yiğit yaşamından kaynaklanan bu takma adı değiştirmez.
Sitesi.WEB.TR © 2010