Açıktan açığa

[D] Hiç gizlemeden. Açık bir şekilde.

Ayvaz kasap hep bir hesap

[D] İş hangi yoldan gidilirse gidilsin nasıl yapılırsa yapılsın hep aynı şekilde olur, değişmez.

Eli işde gözü oynaşta

[D] İş yapar gibi görünüp başka şeyleri düşünmek. Havai olmak.

Etme bulma dünyası

[A] Bu dünya kötülük yapan kimselerin yaptığı kötülüklerin karşılığını gördüğü yerdir. Kötülük yapan kötülük, iyilik yapan iyilik bulur.

Her sefanın bir cefası vardır

[Ö] Her güzel günün sonunda sıkıntılı günler olacaktır. Hayat düz bir yol değildir. Yaşamın gereği budur.

Kafese girmek

[D] Aldatılmak. Birinin oyununa gelmek.

Tazıya dönmek

[D] Çok zayıflamak, kaburgaları sayılır duruma gelmek.

Ya huyundan, ya tüyünden

[D] İnsanlar dostluk kurdukları kimselerin tavırlarından, huylarından mutlak surette etkilenirler. Etkisi altında kalırlar.

Yaz yağmuru gibi gelip geçici

[G.S] Çok çabuk değişir olmak, hemen değişmek kararında, sevgisinde işinde devamlı olamamak.

Yol sormakla bulunur

[A] Bir işe doğru başlamak için bilmediklerimizi sormak, öğrenmek lâzımdır. Bilmediklerimizi yanlış yapmaktansa sorarak öğrenmek doğru olan yoldur.
Sitesi.WEB.TR © 2010