Cahilin dostluğundan âlimin düşmanlığı yeğdir

[A] Âlim her şeyi bilen kimsedir. Yaptığının sonuçlarını bilir ve katlanır. Kendisi ile dost olmak kolay olduğu gibi düşman olunduğu zaman da bir noktada anlaşmak mümkündür. Çünkü âlim kişi doğru düşünür. Cahil ise doğru düşünmediğinden hangi noktada nasıl düşündüğü ve onunla nasıl anlaşılabileceği mümkün değildir. Bunun için problemlerin çözümünde bilgili kişilerle konuşmak anlaşmak daha kolaydır. Cahil kişiler iyi niyetli görünseler de onlarla anlaşmak güçtür, hatta mümkün değildir.

Ekmeğine kan doğramak

[D] Üzüntü ve sıkıntı içinde olmak. Üzüntüye sıkıntıya katlanmak.

Gece silâhlı, gündüz külahlı

[D] Etrafındakilerine iyi görünüp, kimseye sezdirmeden kötü işler yapan, dolaplar çeviren, uygunsuz kimse.

Gelen gideni aratır

[A] Gitmesini istediğimiz kimseden sonra gelen, giden kimsenin hatalarından daha büyüğünü yaptığı için giden için (keşke gitmeseydi) dedirtir.

Gölgesinden korkmak

[D] Çok korkmak. Evhamlı olmak. Her işinde korku duymak.

Her işin başı sağlık

[A] Hayatta ne yaparsak yapalım sağlığımız iyi olmadığı zaman yaptıklarımızdan iyi sonuç almak mümkün değildir. Sağlık iyi olmadığı zaman yapılan işde dikkat olmayacağı için başarı da ya hiç olmayacaktır veya eksik olacaktır. Başarılı olmak için her zaman sağlığımıza dikkat etmek gereklidir.

İt sürü, para kazan

[A] İnsan namusu ile para kazanmalıdır. Çalışılacak işin iyisi kötüsü, büyüğü küçüğü olmaz. Topluma faydalı olan her iş değerlidir.

Mahalleyi ayağa kaldırmak

[D] Gürültü edip etrafı rahatsız ederek telâşlandırmak. Gürültü patırtı etmek.

Yüreğine dert olmak

[D] Bir konudan dolayı devamlı üzülmek.

Zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü

[A] Varlık içindeyken kıyafetine özen gösteren kişi, fakir düşünce kendisine, mevsime, modaya uymayan kıyafetleri giymek zorunda kalabilir. Önceleri sözü geçen, sayılan kişi, eski durumunu kaybedince başkalarının yadırgadığı işler yapar.
Sitesi.WEB.TR © 2010