Acıyan çok, ama ekmek veren yok

[A] Zor durumdaki kişilere yardım etmeli onları bulundukları ortamdan, zorluklardan maddî ve manevî yardım ederek kurtarmalıdır. Sözle acıyorum demek bir fayda sağlamaz.

Bana gelinceye kadar sabah olur

[S.G] Konu beni ilgilendirmez. Hiçbir şekilde de ilgilendirecek duruma gelmez. Gelmesi çok çok uzak bir ihtimaldir.

Çekirge bir sıçrar iki sıçrar, üçüncüsünde ele geçer

[G.S] Yaptıklarını birçok defa saklamayı başaran kimseler, bu kötülüklerinin hiçbir zaman bilinmeyeceği konusunu düşünmemelidirler. En sonunda bir konuda açık vermeleri foyalarının meydana çıkması kaçınılmazdır.

Doğru söz acıdır

[A] Karşısındakinin yanlışlarını onun yüzüne söyleyen kimsenin sözleri karşısındakine acı gelir. Sözler acı gelse de söylemekte yarar vardır. Çünkü yanlışlar böylece önlenmiş olur, devam etmez.

Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur

[A] Dost ne kadar çok olursa o kadar iyidir. Ama dost karşısındakinin açık tarafını aramaz. Düşman bir ise çoktur. Çünkü düşman karşısındakinin açık tarafını arar, bulduğu zaman da hiç ummadığımız zaman kötülük yapmaktan çekinmez.

Huy canın altındadır

[A] Huy insanın büyümesi sırasında kişiliği ile birlikte gelişmiş, oluşmuş kişiliktir. Bir kimsenin de kişiliğini değiştirmek mümkün değildir. Yaşam ile oluşan çok derin kökleri olan huy değişmez. Ancak ölüm ile son bulur.

Lâf işitmek

[D] Paylanmak, azarlanmak.

Mayasız yoğurt tutmaz

[A] Bir işin başarı ile başlayıp sonuçlanabilmesi için gereken önemli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Hiç sermayesi olmayan kimsenin çok çok para kazanması mümkün değildir.

Saçı uzun, aklı kısa

[D] Eski söyleyişte kadınları anlatmak için kullanılan söz. Düşüncesiz, aptal anlamında.

Topal eşekle kervana karışmak

[D] Yeteneği imkânları çok az olduğu veya olmadığı hâlde büyük bir iş yapmaya kalkışmak. Büyük fikirleri gerçekleştirmeye uğraşmak.
Sitesi.WEB.TR © 2010