Akmasa da damlamak

[A] İş sahibinin geliri birdenbire kesilmez. Çok fazla kazanmasa da biraz kazanmaya devam eder. Bir dükkân belki çok iş yapmayabilir. Ama gelen birkaç müşteri dükkânın açık kalmasını sağlar.

Daldan dala konmak

[D] Sık sık iş değiştirmek. Sıkça fikir değiştirmek. Kararsız olmak. Bir işde, bir konuda sebat etmemek.

Dört başı mamur

[D] Eksiksiz, kusursuz, mükemmel.

Ekten Dükten deli kıza kaftan

[D] Bir işi tam olmayan, eksik gedik araçları ile yapmak. Kırık dökük eşya ile intizam sağlamaya çalışmak. Değişik cins ve renkteki kumaşları birbirine ekleyerek yapılan uydurma elbise.

Herkes ettiğinden utansın

[G.S] Bazı kimseler imkân buldukları zaman etrafındakiler kötü davranmaktan çekinmezler. Ellerinden güçleri alınınca da çaresizlik içinde "yapmak istemedim" diyerek özür bildirirler. Pişmanlık bildirirler. Ama yüzlerine bir şey söylenmese de bağışlanmaları güçtür. Bunun için elimizde güç var diyerek ileride pişman olacağımız davranışlarda bulunmak çok büyük hata olur.

Maval okumak

[D] İnanılması zor şeyler, yalanlar uydurmak, söylemek.

Ne doğrarsan aşına, o çıkar karşına (kaşığına)

[A] Kişi çok çalışırsa gelecek günleri de başarılı olur. Kazancı bol olur. Az çalışırsa kazancı, başarısı da az olur.

Rüyasında görse hayra yormamak

[D] Hiç aklından geçirmemek, aklından, hayalinden geçirmemek. Gerçekleşebileceğini hiçbir zaman düşünememek.

Tebelleş olmak

[D] Birine çok yakın durmak, peşinden ayrılmaz olmak. Başına bitmek. Devamlı istekte bulunmak.

Üstüne mal etmemek

[D] Ödev olarak kabul etmemek. Kendini o işle ilgili görmemek.
Sitesi.WEB.TR © 2010