Dile düşmek

[D] Toplumda o kimsenin hakkında kötü şeyler söylenmesi, kötüleyecek şekilde konuşulması.

Dilenciye hıyar vermişler, eğri diye beğenmemiş

[D] Kişi etrafındakilerden yardım istiyor. Yardım yapılınca da yardımı azımsıyor, küçümsüyor, beğenmiyor, istemiyor.

Fink atmak

[D] Gönlünce gezmek, eğlenmek. Çok neşelenmek, hoplayıp zıplamak.

Gece gündüz dememek

[D] Ara vermeden. Yapılacak iş için vaktin uygun olup olmadığına bakmamak.

İliğine işlemek

[D] Bütün varlığını kaplamak. Yağmur için ta içine girmek, elbisesinden geçip bedenine ulaşmak.

Kulağı delik

[D] Etrafında olup biteni çabucak haber alan.

Sıçıp sıvamak

[D] Öfkelenip ağza alınmayacak küfürler etmek.

Sinek küçüktür amma mide bulandırır

[A] Küçük denilen olaylar bazen büyük sıkıntılara sebep olabilirler. Bazı kimselerin küçük de olsa kötü bir hareketleri sıkıntı, üzüntü verir.

Sütüne havale etmek

[D] Bir işi karşısındaki kimsenin namus ve şerefine bırakmak. Bir işin yapılıp yapılmamasını karşısındakinin namus ve vicdanına bırakmak, beklemek.

Tilki gibi hilekâr

[S.G] Her hareketinde hile sezilen, hileci ve kurnaz.
Sitesi.WEB.TR © 2010