Çil yavrusu gibi dağılmak

[D] Perişan bir hâlde darmadağınık hâle gelmek. Perişan bir hâlde etrafa doğru kaçışmak.

Dilden gelen elden gelse her dilenci padişah olurdu

[A] Toplum içinde her kişi söylediğini uygulayamaz. Her söylenen uygulanabilse zengin olmayan kimse kalmazdı. Herkes mutlu olurdu.

Göz boyamak

[D] İyi olmayan bir şeyi iyi gibi göstererek kazandırmak. Karşısındakini kandırmak.

Her taş baş yarmaz

[A] Dikkatle takip ettiğimiz kötü sandığımız, korktuğumuz her şey korkulacak kadar tehlikeli olmayabilir. Tehlike hiç ummadığımız yerden gelebilir. (Ummadığın taş baş yarar.)

Kötü komşunun yedi mahalleye zararı vardır

[A] Komşular birbirine yardım etmelidir. Her komşu bunu diğerinden bekler. Kötü bir anında komşusunun kendisine yardım edeceğinden emindir. Kötü | durumla karşılaşıp da komşusunun hiç aldırmadığını görürse çok şaşırır ve üzülür. Ama komşusuna güvendiği için de zor duruma düşer. Aynı zaman] da o komşunun komşuluk bilmemesi bütün diğer komşuları da üzer herkes huzursuz olur. eklenen dostluklar mutsuzluklarla biter.

Kul köle olmak

[D] Bir kimseye aşırı bir sevgi ile bağlanıp onun her isteğini yapmaya hazır olmak.

Ömrüne bereket

[D] Uzun ömürlü olmasını dilerim. Ömrün çok olsun.

Sıcak yüz göstermek

[D] Yakınlık göstermek. Sevimli, hoş görünmek.

Yaradana yan bakan

[S.G] Şaşı gözlü. Bakışları bir doğrultuya çevrilemeyen.

Zincirden boşanmış gibi

[D] Delice, çılgınca hareket eden. Hareketlerine, davranışlarına hâkim olmadan hareket eden.
Sitesi.WEB.TR © 2010