Azraile bir can borcu kalmak

[D] Kimseden çe1kinmemek, kimseye borcu olmamak. Bir gün nasıl olsa öleceğine inanmak.

Babamın adı Hıdır, elinden gelen budur

[D] Yeteneğim, gücüm bu kadardır. Bundan fazlasını yapmak elimden gelmez.

Dost başa bakar, düşman ayağa

[A] Dost, dostunun yüzüne bakar, onun eksik taraflarını aramak aklına gelmez. Düşman ise baştan ayağa karşısındakini inceler. Pek küçük de olsa aksayan tarafını bulmaya çalışır.

Fırsat kollamak

[D] Yapılmak istenen iş için uygun zaman kollamak, bu durumdan yararlanmak. Durumu beklemek.

Gece silâhlı, gündüz külahlı

[D] Etrafındakilerine iyi görünüp, kimseye sezdirmeden kötü işler yapan, dolaplar çeviren, uygunsuz kimse.

Göz görmeyince gönül katlanır

[A] Çok yakınımızda olup her gün görüp konuştuğumuz kimse bir nedenle bizden uzaklaşabilir. Her gün değil uzun zaman dahi görmediğimiz bu kimse ile bağlarımız gün geçtikçe zayıflamaya başlar. Nasıl olsa kavuşamamak düşüncesi duygularımızın da zayıflamasına sebep olur.

Her tarakta bezi olmak

[D] Pek çok işle ilgili olmak. Değişik işlerle ilgilenmek.

İhtiyarlık maskaralık

[G.S] Kişi yaşlanınca gücü azalır. Etrafındakiler değişik bir ortamda yaşadıkları için onun değerlerine pek aldırış etmezler. Bu da ihtiyar kimseyi daha çok üzer, yapmak istediklerini gücü yetmediği için yapamaz. Böylece yaşlı kimsenin pek çok günü arzuladığını elde edememekle geçer. Bu da ona üzüntü verir.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz

[A] Hayatta karşımıza çıkabilecek hiçbir şey için olmaz demek, çıkmaz demek doğru değildir. Hiç ummadığımız olaylar, hiç ummadığımız zamanlarda karşımıza en şaşırtıcı biçimde çıkabilir.

Postunu sermek

[D] Az kalacağım diye gittiği yerde sataşmalara da aldırmadan bir uzun süre kalmak, oturmak.
Sitesi.WEB.TR © 2010