Evlâdı olmayanda merhamet olmaz

[A] Merhamet hissi, acıma duygusu ile gelişir. Acıma duygusu da en yakında bulunan küçüklere karşı daha çabuk gelişir ve fazladır. Bunun için evlâdı olan kimselerin küçük varlıklara, çocuklara karşı merhamet duygusu fazladır. Evlâdı olmayanda ise bu duygu gelişmediği için merhameti az olur.

Hızır gibi yetişmek

[D] Çok sıkıştığı bir zamanda, umulmayan şekilde yardımına gelmek.

Kurt dumanlı havayı sever

[A] İnsanlar kendi çıkarları için bir iş yapacakları zaman engellenmek istemezler. Bunun için de kimsenin kendilerini engelleyemeyeceği karışık bir ortamı seçerler. Yapacaklarını hem kimsenin engelinde kalmadan hem de elverdiğince gizli yapmış olurlar. Kötülük yapmak isteyenler de karışık ortamları sever, seçer ve iz bırakmadan ortadan kaybolurlar.

Ses vermez

[D] Cevap vermemek.

Sözü ağzında gevelemek

[D] Net ve açık konuşamamak. Sözü, bir türlü anlaşılamamak.

Su koyvermek

[D] Sululuk etmek, sözünde durmamak. Kötü şakalar yapmak. Sebze ve meyveler için kesilirken, pişirilirken su salıvermek.

Su küçüğün söz büyüğün

[A] Su her zaman temel maddedir. Çocuklara su içmekte öncelik tanınmalıdır. Büyükler ise bilgili görgülü kimseler olduğu için söz söylemede öncelik büyüklerin olmalıdır.

Tabak mısın? İt bokuna muhtaçsın

[A] Hiç değeri olmayan bir maddenin veya kişinin işe yaradığı bir konu bulunur.

Ucu ucuna getirmek

[D] Ancak yetişir olmak, hiç fazlası olmamak.

Yüzünden düşen bin parça olmak

[D] Canının sıkkınlığı yüzünün şeklinden belli olmak. Öfkeli olmak, surat asmak.
Sitesi.WEB.TR © 2010