Al kanlara boyanmak

[D] Ağır yaralanmak, her tarafı kana bulanmış olmak. Vurulup kanı akmak.

Avrat malı kapı mandalı

[A] Kendi yuvasını kendi emeği ile kuran erkek karısının malından istifade etmeyi düşünmemelidir. Eğer karısının malını kullanırsa gün gelir karısı tarafından başına kakılır. Bir defa da başa kakıldı mı artık bu durum durmadan tekrar eder ve ailede huzur kalmaz.

Baş göz etmek

[D] Evlendirmek. Yuvasını yapmak.

El için eşeğinin kuyruğunu kesme, kimi uzun der kimi kısa

[A] Başkalarına yaranmak için yakınlarını üzmek, sıkmak, çıkarlarını ellerinden almak doğru değildir. Ne yapılırsa yapılsın, ne kadar doğru yapılırsa yapılsın başkaları onun muhakkak eleştirecek bir yanını bulur. Bu da karşılıksız yapılan bu kadar fedakârlığın sonucunda olduğu için kişiyi üzecektir. Yaptığına pişman edecektir. Bundan dolayıdır ki hiç yapmamak daha doğrudur.

Güneş giren eve doktor girmez

[A] Güneş insanların sağlık kaynağıdır, bulunduğu yerdeki mikropları öldürür. İnsanlara sağlık verir. Bunun için güneşin girdiği yerlerde hastalık olmaz. İnsanlar doktora gerek hissetmeden sağlıklı yaşarlar.

Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır

[A] Bir kişiye yemek yedirmek, armağanlar vermek o kişinin ihtiyaçlarını karşıladığı için değil aradaki sevgiyi çoğalttığı için çok değerlidir.

Talihi yâr olmamak

[D] Şansı olmamak. Şansı hiç yardım etmemek.

Tuzla buz olmak

[D] Parça parça olmak, çok küçük parçalara ayrılacak biçimde kırılıp dağılmak.

Uyku ölümün kardeşidir

[A] Uyuyan kimsenin dünya ile ilgisi kesilir. Olup bitenden haberi olmaz.

Üç buçuk atmak

[D] Korku içinde bulunmak. Korkmak.
Sitesi.WEB.TR © 2010