Dostum beni ansın da o koz da çürük çıksın

[A] Dostlar birbirini daima hatırlamalıdırlar. Bu hatırlamanın büyük ve lüks maddelerle olması gerekmez. Küçük bir şeyle, bir tatlı sözle de olur. Yeter ki dost bunu ihmal etmesin, zamanında yapsın.

Fit vermek

[D] Bir kişiyi diğerine karşı kışkırtmak.

Hayır sahibi

[D] İyilik yapmayı alışkanlık hâline getirmiş kimse. Etrafındakilere hayır, yardım yapmaktan mutluluk duyan kimse.

Herkesin tenceresi kapalı kaynar

[G.S] İnsanların nasıl geçindiğini nelere ihtiyaç duyduğunu kimse bilemez. Nasıl geçinildiğini bilmek mümkün değildir.

Kül yutmamak

[D] Kanmamak, aldatılmamak. Dalavereleri önceden sezmek.

Lodosun gözü yaşlı olur

[A] Lodos rüzgârının sonunda mutlak yağmur gelir, yağar.

Mal canı kazanmaz, can malı kazanır

[A] - mamalıdırlar. Kişi sağlıklı olursa mal kazanması, pek çok kazanması mümkündür. Ama sağlığını kaybederse mal da kazanamaz olur. Bunun için sağlığımız için malımızı harcamaktan çekinmemek lâzımdır.

Temiz iş altı ayda çıkar

[A] Her iş belli bir zaman içinde yapılmalıdır. Belli zaman gereken işleri çok kısa zamanda tamamlamak o işin eksik bir şekilde çıkmasına neden olur.

Üzerine toz kondurmamak

[D] Bir şeyin her türlü kusurdan uzak olduğunu kabul etmek. Kusurlu olabileceğini düşünmemek, kusursuz kabul etmek.

Zindan olmak

[D] Çok sıkıcı, dayanılmaz, yaşanmaz olmak. Karanlık duruma gelmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010