Abanın kadri yağmurda bilinir

[A] Daha önce değersiz gibi görünen her şeyin kullanım zamanı gelince ne kadar çok değeri olduğu anlaşılır.

Adı kalmamak

[D] Öldükten sonra adı hiç anılmaz olmak. O yerden ayrıldıktan sonra bir daha kimse tarafından anılıp konuşulmamak.

El, adamı cömert der maldan eder, yiğit der candan eder

[A] Bazı insanlar başkalarının sözüne aşırı değer verirler. Onların cömertsin sözü ile mallarını hesapsızca harcayıp fakir düşerler. Yiğitsin, kahramansın diyerek teşvik etmelerine kapılıp hiçbir sebep yokken ortaya atılırlar. Bu da bazen canlarından olmaları ile sonuçlanır.

Elinde de var dilinde de

[S.G] Hem başkalarına yardım etmesini, hem de gönül kazanmasını çok iyi bilir ve uygular.

İliğine işlemek

[D] Bütün varlığını kaplamak. Yağmur için ta içine girmek, elbisesinden geçip bedenine ulaşmak.

İşi başından aşmak

[D] Çok işi olmak. Büyük bir iş yükü altında olmak.

Kargayı bülbül diye satmak

[D] Kötü bir şeyi çok iyidir diyerek karşısındakilere yutturmak. Göz boyamak. Kandırmak.

Ödü patlamak

[D] Çok korkmak, ummadığı anda gelen bir etkiyle çok korkmak.

Temcit pilâvı gibi ısıtıp ısıtıp önüne koymak

[D] Bir işi sık sık, tekrar tekrar usandıracak kadar fazla olarak ortaya sürmek, ortaya koymak.

Yeldim yeldim, yele verdim; ekmeğimi sele verdim

[D] Çalışmam, uğraşmalarım boşa gitti. Çalışmamın sonu olan emeklerim işe yaramadı.
Sitesi.WEB.TR © 2010