Benzi atmak

[D] Heyecan veya korku nedeniyle yüzün sararması. Korkmak.

Gözleri evinden dışarı fırlamak

[D] Gözlerini pek fazla açarak kızgınlığını belli etmek.

Gün gibi aşikâr

[D] Çok belli. Açık. Kapalı hiçbir yeri olmayan.

Ham ervah

[D] Yaptığı hareketlerle söylediği sözlerle olgun olmadığını belli eden, kaba, çiğ adam.

Kır atın yanında duran ya huyundan ya tüyünden

[A] insanlar kiminle arkadaşlık ederlerse onun huylarını alırlar, onun gibi davranırlar. Arkadaşlarınızı iyi seçmelisiniz.

Küçük düşmek

[D] Herhangi bir sebeple itibarı sarsılmak. Değeri azalmak. Onuru sarsılıp kırılmak.

Ocağı kör kalmak

[D] Soyunu devam ettirecek bir çocuğu olmamak.

Soran yanılmamış

[A] Bir iş yapılırken insanın karşısına çeşitli engeller, zorluklar çıkabilir. Bu engellerin bir kısmı bilinmeyebilir. Bilmediklerimizi öğrenmek, bildiklerimizi daha iyi bilenden sorup öğrenmek işlerimizi daha çabuk bitirmemizi sağlayacaktır. Yanılmamız, yorulmamız azalacaktır.

Talihine küsmek

[D] Düştüğü kötü bir durumdan yalnızca talihini suçlu görmek.

Yüzü gözü açılmak

[D] Etrafındakilere yakın ilişkiler içine girmek. Cinsel yönden bilgi edinmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010