Adam da var, adamcık da

[A] Toplumdaki bireylerin hepsi gereken kişiliğe sahip değildirler. İyilik yapmayı seven, etrafındaki kişilere yardımcı olan kişiler olduğu gibi, yalnız kendi çıkarını düşünen pek çok kişi vardır. Bunun için her kişiye adam demek doğru değildir. Kişi, kendi çıkarlarını toplum çıkarı için feda ettiği oranda büyür.

Ayakta durmak

[D] Sağlam olmak. Yıkılmamış, harap olmamış durumda olmak.

Başını dinlemek

[D] Dinlenmek. Gürültüden uzak kalarak vakit geçirmek.

Çanına ot tıkamak

[D] Bir kimseyi kötülük yapamayacak hâle getirmek. Susturmak. Bir kimsenin şanını, ününü sürdürmesini engellemek.

Fesat karıştırmak

[D] İnsanları birbirine düşman edecek işler yapmak, davranışlarda bulunmak. Karışıklık, kargaşa çıkarmak.

Kumda oynamak

[D] Çok arzu ettiklerini elde edememek.

Kursağında hâlâ ekmeği durmak

[D] O kişi tarafından beslenilmiş olmak. Her şeyini o kişiye borçlu olmak.

Özenip bezenmek

[D] Bir işde en küçük ayrıntıyı dikkate alarak hepsine özen göstermek. Çok itina etmek. Çok dikkat harcamak.

Saç sakal karışmak

[D] Uzun bir zamandır tıraş olmamış olmak.

Şecaat arzederken mer-i kipti sirkatin söyler

[Ö] Çingenenin delikanlısı yaptığı kahramanlığı anlatırken, toplumda kötü bir şey olan hırsızlıktan bahis açar. (Toplum değerleri kişilere göre değişir.)
Sitesi.WEB.TR © 2010