Babası turp, anası şalgam

[S.G] Babasının ve annesinin toplumdaki durumu belli. Durumları herkes tarafından biliniyor. Ahlâkta, kültürde, zenginlikte başarı sağlayamamış bir ailenin çocuğu.

Dünyada mekansız ahirette imansız olmaz

[Ö] Dünyada en önemli şey kişinin günlük sıkıntılarını unutabileceği bir evinin, meskeninin olmasıdır. Ahirette ise sağlam bir inanca sahip olmak erişilecek mutlulukların en büyüğüdür. Kişi dünyada ev sahibi olmaya, yine dünyada ahiret için imanını pekiştirmeye gayret etmelidir.

Keyfi kaçmak

[D] Neşesini herhangi bir sebeple kaybetmek. Neşesi kaybolmak.

Lokma çiğnemeden yutulmaz

[A] Bir işin iyi sonuçlanması için gereken önem ve çalışma gösterilmelidir. Aksi hâlde iş istenildiği biçimde bitirilemez.

Ölür müsün, öldürür müsün?

[D] Çaresiz durumlarda kalındığı zaman söylenir (Bu durumdan ya ölerek ya da karşımızdakini öldürerek kurtulabilirim anlamında kullanılır.)

Şafak atmak

[D] İçinde bulunduğu durumun güçlüğünü, önemini birden kavrayıp korkmak.

Üveye etme, özünde; geline etme, kızında bulursun

[A] Öz çocuğunun bir gün öksüz kalacağını düşünerek üvey çocuğa kötü davranma. Kendi kızının gelin olduğu yerde kötü davranışlarla karşılaşmasını istemiyorsan sen de gelinine iyi davran.

Yılan gibi sokmak

[D] Umulmayan bir zamanda büyük ziyan verdirmek, vermek.

Zar zor

[D] Zorlukla. İstemeye istemeye.

Zora dağlar dayanmaz

[A] İnsanın azmi ile oluşturulan teknik güç karşısında durmak, direnmek imkânsızdır. İnsanın azmi ve iradesi karşısında her şey erimeye boyun eğmeye mahkûmdur.
Sitesi.WEB.TR © 2010