Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır görür

[A] Yoksul kişiler bir gün bolluk içinde olurlarsa ne yapacaklarını düşünüp hayal kurarlar. Çok hayal kuran kişiler de hayatlarının her bölümünü güzel hayaller ile gerçekleştirebileceklerini zannederler. Tembellik edip bulundukları durumdan daha da kötü durumlara düşerler.

Çaputuna çuluna, âşıklık ne hâline

[D] Kişi başarabileceğinden büyük işlere kalkışmamalıdır. Yeteneği olmayan kimseler yapamayacakları kadar büyük işlere kalkarlarsa sonuç başarısız olur.

Dört gözle beklemek

[D] Büyük bir sabırsızlıkla, istekle beklemek. Çok istemek, isteyerek beklemek.

Her gidişin bir gelişi vardır

[A] Her güzel günün devam edeceğini zannetmek doğru değildir. Bunun gibi her kötü günün de devam edeceği düşünülmemelidir. Mutlu günler üzüntülü, üzüntülü günler her an mutlu günlere dönüşebilir.

İmlâya gelmek

[D] Düşünce ve davranışlarıyla istenileni yapacak duruma gelmek. Söylenileni yapmak için ikna edilmek, yapar duruma getirilmek.

İstifini bozmamak

[D] Önemli bir olay karşısında hiçbir tepki göstermemek, aldırmamak.

Kişinin ayıbını bir avuç toprak örter

[G.S] İnsan hayatta ne kadar olumsuz davranışlarda bulunursa bulunsun, herkesin yüz karası olsa dahi öldüğü zaman her şey biter. Bir daha da söylenmez, hatırlanılmaz olur.

Kulak kesilmek

[D] Çok dikkatle, bütün dikkati ile dinlemek.

Kum gibi kaynamak

[D] Pek çok kalabalık olmak.

Söz ayağa düşmek

[D] Önemli bir konunun, konu ile ilgilenmeyen, konuya karışması uygun olmayan kişilerin bildikleri söyledikleri duruma gelmek. (Gelmesi.)
Sitesi.WEB.TR © 2010