Aklına takılmak

[D] Bir şeyin kişinin sürekli olarak kafasında olması. Kafası sürekli olarak çözmek istediği konu ile meşgul olmak.

Cevher yumurtlamak

[D] Değerli sözler söylediğini zannetmek ama söyleyememek. (Alay olarak; değerli ve güzel sözler söylemek.)

Dünya ölümlü, gün aşımlı

[A] İnsanın hayatında hiçbir şey sürekli değildir. Gençler ihtiyarlar. Zenginler fakirleşir. Makam sahipleri değişir. Bu olaylardan ders alıp davranışlarımızı iyilik yönünde değiştirmeliyiz.

El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz

[A] Yaşamımızda birbirinin yanında bulunup uyum sağlayan pek çok şey vardır. Bu varlıklar birbirini tamamlayarak bir bütünü oluştururlar. Ancak iki ailenin bir evde oturması mümkün değildir. Hiçbir zaman olumlu sonuç vermemiştir, vermez.

Ele verir talkını, kendi yutar salkımı

[D] Etrafındakilere iyi olmaları yönünde nasihatlar verdiği hâlde kendisi bunların hiçbirine uymaz.

Fit vermek

[D] Bir kişiyi diğerine karşı kışkırtmak.

Nerede hareket, orada bereket

[A] Çalışmanın çok olduğu yerde bu çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur. Ürün çok olur, bereket çok olur. İnsanlar daha huzurlu daha mutlu ve başarılı olurlar.

Ömrü billâh

[D] Hiçbir zaman. Ömrü boyunca.

Para isteme benden, buz gibi soğurum senden

[A] İnsanlar genelde paralarını çok severler. Kendilerinden sık sık para isteyen kimselerden uzak durmaya çalışırlar.

Yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz

[D] Elinde büyük imkânları olduğu, üzülüp sıkılmayacağını bildiği hâlde yine de kimseye yardım etmez.
Sitesi.WEB.TR © 2010