Adam kıtlığında, (koyunun olmadığı yerde) keçiye Abdurrahman Çelebi derler

[A] Bazı zamanlarda toplumların belli kesimlerinde değerli olgun kimseler bulunmayabilir. İşte bu zamanda daha az kıymetli, daha az yetenekli kişiler bunların yerini almaya çalışırlar.

Baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde

[A] Aile içinde veya yakın komşular arasında olanları başkalarına anlatmak doğru değildir. Çünkü bugün olan kırgınlıklar kısa sürede düzelebilir. Başkalarına ulaştırılan sırlar, bozulan ilişkilere yabancıların karışmasına neden olur ki düzeltilmesi çok zorlaşır.

Borçtan korkan kapısını geniş açmaz

[A] Borç etmek, zor durumda kalmak istemeyen kişiler harcamalarını kendi kazancına göre ayarlamak zorundadır.

Göze batmak

[D] Başkalarının rahatsız olabileceği bir mevkiye gelmek. Hareket ve davranışları ile başkalarını rahatsız etmek. Rahatsız olmalarına neden olmak.

Hüt dağı gibi (Unut dağı gibi)

[D] Çok yüksek.

Komşunun kötüsü insanı mal sahibi yapar

[A] Komşular birbirine yardım etmelidir. Bu aynı zamanda Tanrı emridir. Ama bazı komşular buna uymazlar. Çok önemli bir zamanda komşusuna gerekli olan bir aracı vermeyip onu zor durumda bırakırlar. Bir defa böyle zor duruma düşen kimse bir daha aynı duruma düşmemek için o aracı satın alır| dolayısı ile yeni bir mala sahip olur.

Nasihat isteyen tembele iş bulursun

[A] Tembel kimseler kendisine söylenen işi başka türlü yorumlayıp bu yorum üstüne fikirler ileri sürerek o görevi yapmak istemezler. Veya kendisine söylenen işi başka bir biçimde yapmayı önerir.

Su testisi su yolunda kırılır

[A] İnsanlar hangi işlerle uğraşıyorsa o işin getireceği sonuçlara katlanmak zorundadırlar. Kötü yolda olan kimseler bulundukları ortamda bir gün lâyık oldukları sonuçları bulacaklardır.

Taş yürekli

[D] Katı yürekli, acıması olmayan, zalim.

Üstüne toz kondurmamak

[D] Bir şeyin her türlü kusurdan uzak olduğunu kabul etmek. Kusurlu olabileceğini düşünmemek, kusursuz kabul etmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010