Acele kalkan nedametle oturur

[A] Acele ile yapılacağı zannedilen işler iyi sonuç vermez, pişmanlıklara sebep olur. Başarı elde etmek için acele etmeyip dikkatli hareket etmek gereklidir.

Babamın adı Hıdır, elinden gelen budur

[D] Yeteneğim, gücüm bu kadardır. Bundan fazlasını yapmak elimden gelmez.

Deve kırk yılda intikam almış, ne erken oldu demiş

[A] Hayatta öyle insanlar vardır ki kendilerine yapılan kötülüğü bir türlü unutmazlar. Aradan çok uzun yıllar geçse bile fırsat buldukları zaman hemen intikam alırlar.

Irgat gibi çalışmak

[D] Bütün gayretiyle çalışmak. Çok çalışmak.

İki gözü iki çeşme

[D] Çok ağlamak, durmadan gözyaşı dökmek.

Kara cahil

[D] Bilgisiz, hiçbir şeyi bilmeyen.

Rafa koymak

[D] İhmal etmek. Bir kenara bırakmak. Üstünde durmamak.

Sabrı tükenmek

[D] Sabredemez duruma gelmek. Sabrı kalmamak.

Tefe koymak

[D] Birini alay konusu yapmak. Beğenilmeyecek, küçük düşürücü yönleri ile tanıtmak.

Vaktini almak

[D] Zaman harcamasını gerektirmek. Başka bir işe zaman ayırmasına imkân tanımamak.
Sitesi.WEB.TR © 2010