Beyninden vurulmuşa dönmek

[D] Çok üzücü ve sıkıcı bir durumla karşılaşıp düşünce yeteneğini kaybeder gibi olmak. Şaşkınlık içinde kalıp mantıklı hareket edememek.

Bir dirhem et bin ayıp örter

[A] Çok zayıf olmak iyi değildir. Kişiyi çirkin gösterir. Biraz şişman olmak ise kişiyi güzel ve alımlı gösterir.

Bir taşla iki kuş vurmak

[D] Bir işe girişip birden fazla faydalı sonuç elde etmek. Bir girişimde iki işi birden sonuca bağlamak.

Gün görmüş

[D] İyi günler yaşamış, önemli görevler yapmış, yüksek mevkiilerde bulunmuş, hatırı sayılır, hürmet edilir. Tecrübeli.

Hak doğrunun yardımcısıdır

[A] - tır.

Hocanın vurduğu yerde gül biter

[A] Öğretmen çocuğu yetiştirmek için pek çok çareler dener. Bu arada gerekirse döver. Yapılan bütün işler çocuğun iyiliği, vatana, millete, ailesine faydalı olması içindir. Bundan dolayı öğretmenden yenen dayak diğer dayaklar ile bir tutulmamalı, bir nimet olarak kabul edilmelidir.

Kıssadan hisse almak

[D] Anlatılan, dinlenen bir olaydan, hikâyeden kendi için ibret alınacak bir sonuç çıkarmak.

Kök salmak

[D] İyice yerleşmek, bir yere yerleşmek, orada kalmak, tutunmak.

Sabrı tükenmek

[D] Sabredemez duruma gelmek. Sabrı kalmamak.

Zilsiz oynamak

[D] Çok sevinmek. Bir konu ile ilgili olarak çok sevinmek. Sevincini her şeyiyle belli etmek.
Sitesi.WEB.TR © 2010