Haraca kesmek

[D] Bir kimseden zor kullanarak para almak. Zorbalık ederek belli zamanlarda para almak.

Harc-ı âlem

[D] Herkesin işine yarayan, herkesin kullanabileceği.

Haraç mezat satmak

[D] Açık artırma suretiyle satışa çıkarıp satmak.

Haram helâl ver Allahım, garip kulun yer Allahım

[D] Belli bir yerden para gelsin de onun iyi veya kötü para olması hiç önemli değil, yeter ki arkası kesilmeden gelsin, ben her nereden gelirse gelsin hepsine razıyım, taraftarım. Kabul ederim, geri çevirmem.

Hareket noktası

[D] Bir işin başlangıcı. Ele alınacak konunun ilk başlanılacak olan kısmı.

Harman yel ile, düğün el ile

[A] Bir işin tam olarak gerçekleşmesi için gerekli şartların yerine gelmesi lâzımdır. Gereken şartlar olmadığı takdirde işin de istenildiği gibi sonuçlanması mümkün değildir.

Harman sonu dervişlerin

[A] Alçak gönüllü kimseler çıkar konusunda hemen kendilerini ortaya atmazlar. Herkes o şeyden bol bol yararlanır eğer arta kalırsa onlar da bir parçacık alırlar. Çünkü derviş demek hoşgörülü, efendi, dünyanın nimetlerine sırt çeviren kimse demektir.

Harmanı biz döğdük, mahsulü başkaları kaldırdı

[G.S] Yapılan işin bütün sıkıntılarını biz çektik. İşin sonunda meydana gelen çıkarlardan başkaları yararlandı. Bir işde büyük emek sarf edenler, şuursuzca çalışıp, çalışmalarının sonuçlarını başkalarına kaptırmamalıdırlar.

Hasmın kadı ise yardımcın Allah olsun

[Ö] Hakkını arayacağın kimseler, makamlar, hasım tarafın temsilcileri olursa hakkını almanın imkânı yoktur.Tanrı yardım ederse ancak başarılı olabilirsin. Başka türlü başarılı olmaya, kaybolan haklarını almaya imkân yoktur.

Hasmın sitemini anlamamak, hasma sitemdir

[Ö] Bir neden yokken karşımızdaki kimsenin bize yönelik hareketlerini görmemek, görmezlikten gelmek hasmın yapmak istediklerini küçük düşürmek, umursamamak lâzımdır.

Hasta olmayan sağlığın kıymetini bilmez

[A] Kişi sağlıklı iken hastalığın ne olduğunun ne kadar ıstırap verici ve güç olduğunun farkına varmaz. Hastalık gelip çatınca sıkıntı ve ıstıraplar başlayınca sağlığının değerini anlarsa da iş işden geçmiştir.

Hasta, çorbası tasta

[D] Hasta olduğunu söylüyor, hasta görünüyor. Bir şeyi yok hem de boğazı çok sağlam, yiyip içmesi iyidir.

Hastaya döşek sorulur mu?

[A] Kişinin, gereğini mutlak surette duyduğu bir şeyi, sana bu şey lâzım mıdır diye sormak gereksizdir, yanlıştır.

Hatasız kul olmaz

[A] İnsan denilen varlık makine değildir. Etrafındaki olaylardan duyguları oranında etkilenir. Bunun için tam olarak etkilenmesi, isabetli kararlarını vermesi, her zaman mümkün değildir. Hata yapması her zaman mümkündür.

Hatır gönül bilmemek

[D] Doğru bildiği bir iş için değer verdiği kimselerin bile gücenmesine aldırmadan uygulamaya girişmek, devam etmek.

Hatır için

[D] Sevilip sayılan bir kimseyi gücendirmemek için.

Hatır için çiğ tavuk yenir

[A] Kişi çok sevip değer verdiği kimsenin istekleri için onu kırmamak için, bütün zorluklara katlanır. Katlanmak zorunda kalır.

Hatırını hoş etmek

[D] Karşısındakini kırmamak için onun istediği gibi davranmak. İstemese de onun iyiliği ve mutluluğu için karşısındakinin dilediği gibi davranmak.

Hatırını saymak

[D] Saygılı davranmak. Karşısındaki kimsenin arzu ettiği şekilde davranmak. Bu davranışı onun için yapmak.

Hatırı sayılır

[D] Çok önemli. Etrafındakilerin saygı gösterdiği.
Sitesi.WEB.TR © 2010
Toplam 10 sayfadan 3. sayfadasınız, sayfaya git: Önceki, 1, 2, 3, 4, 5, Sonraki